Dermalogica Soothing Eye Makeup Remover
Aralık 31, 2008
Göz makyajı temizlemek uykulu gözlere yapılan en büyük işkence. O yüzden bu süreci kısa tutmak için makyajı gözden söküp alan bir ürün kullanmak şart. Dermalogica’nın sakinleştirici göz makyajı temizleyicisi alkolsüz ve yağsız formülüyle denenmeye değerdi. Pamuğu ıslatıp üzerine birazcık bu jölemsi üründen sıkıp gözleri tv karşısında güzelce temizledim, ya da temizlediğimi düşündüm. Hayal kırıklığı ise sabah uyanınca geldi: gece iyice temizlediğimi düşündüğüm makyaj sabah gözlerimin altını renklendirmişti. Hafif makyajlarda daha etkili olabilir ama maskarayı gözden söküp alamadığı bir gerçek. Sevemedim seni gitti Dermalogica.
Guerlain Terracota Light Sheer Bronzlaştırıcı Pudra
Aralık 30, 2008
Güneşi seviyoruz. Peki güneşsiz günlerde ne yapıyoruz, tabii ki solaryuma girmiyor ve tenimizi en doğal şekilde bronzlaştıracak bir allık ya da pudra bakıyoruz. Ben Guerlain’nin Terracota Light Sheer Bronzlaştırıcı Pudra’sını tercih ediyorum. Zaten Terracota artık bronz pudra yerine kullanılan isim oldu. Bu pudranın 3 ayrı rengi var: sarışınlar, esmerler için bir de daha da esmer tenliler için (ya da güneşte iyici yanmışlar için). Ben kışın iyice beyazladığımdan Blondes yani sarışınlar için olanı tercih ettim, yazın da yanık tene tatlı bir pembelik veriyor. Bir de asla tüm yüzüme maske takmış gibi uygulamıyorum, allık gibi sürmeyi tercih ediyorum.
Giorgio Armani Soft Lash Maskara
Aralık 26, 2008
Konu lüks makyaja gelince Armani başı çekiyor. Yağmurlu bir günde karşıya karşıya geldiğimizde ilk denemek istediğim tabii ki maskarası oldu. Benim arzuladığım kirpikleri yaratacak maskara var mı, bir yerde onu keşfetmemi bekliyor mu bilmiyorum ama Armani belki de bulabileceğimin en iyisi. Kirpikleri gür gösterip inanılmaz uzatıyor, ama yine de ufak bir dolgunlaştırma sorunu var. Sanki daha iyisi olabilir. Ya da olabilir mi pliiiis? Önüme Ysl, Dior ve Armani’nin maskaralarını koysalar, siyahta Armani, renklilerde Ysl derdim. Diyorum. Dedim.
Christian Dior Diorshow Maskara
Aralık 26, 2008
Podyum arkasının en tercih edilen maskarası olarak lanse edilen Diorshow’un çok hafif ve tatlı bir kokusu var. Fırçası YSL Faux Cils’e göre çok daha kalın, kirpikleri uzatışı hiç fena değil. Özellikle diplerden başlayarak zikzaklı sürülürse. Ama bu maskarayı gündüz maskarası yapmamın bir sebebi var: kirpikleri dolgunlaştırmıyor. Her genç kızın rüyası kirpikleri Diorshow ile göremiyoruz, aramaya devam.
Butter London
Aralık 26, 2008
butter london yeni bir oje markası. kendini bir önceki yazıda bahsettiğim 3 zehiri içermeyen oje aka 3-free olarak konumlandırıyor. tıpkı madonna gibi amerikalı olmasına rağmen londralıymış gibi yapıyor, ama güzel bir web sitesi, son moda renklerin en isabetli tonlarını bulunduran bir koleksiyonu, şifonyerde pek şık duran bir şişe tasarımı ve de pek neşeli renk isimleri var (favorim frilly knickers) internette çok daha fazla tezahürat aldığından o.p.i.’ın butter london’dan çok daha kullanışlı bir oje olmasını bekliyordum. butter london fiyatı ve iyi kapanmayan ve ele oturmayan kapağı nedeniyle kötü not almış. ama ben butter london’larımı çok seviyorum. ojenin sap ergonomisi çok da umurumda değil dedim ya çok şıklar ve butter london o.p.i.’dan kesinlikle daha dayanıklı. renk yelpazesi çok geniş değil ama mükemmel. tek sorun türkiye’de satılmıyor. beauty.com‘da var ama türkiye’ye gönderim yapmıyorlar, gene de göz atmak isterseniz.
O.P.I. Oje
Aralık 26, 2008

opi
etrafta sinsice uçuşan zehirleri, kanser edici, empotan bırakıcı korkunç kimyasalları bilmeden önce hayat ne güzeldi. mesela ojeleri ciklet fiyatına sadece renklerine bakarak alırdık. flor mar ve pastel yöneticileri ne yapıyor bilmiyorum ama oje sürerken evi kaplayan kokuya tezahurat yapan aile fertleri olmasa ben de hala o 3 zehirden habersiz olacaktım. şeker, tuz ve un değil tabii, ojelerin pek çoğunda o kafa yapıcı kokularını verdiğini de tahmin ettiğim formaldehid, toluene ve DBP (dibutyl phatalate) var sevgili kokoşlar. bu keşfimle birlikte bunlardan muaf oje arayışım da başladı. ama elalem meğer işi çoktan çözmüş. önce butter london’ı buldum überpahalı fiyatlarını tamamen bu 3 zehirden uzak olmalarına bağlamışlar ama bu bir sonraki yazının konusu. esas şaşkınlığım O.P.I.’ı bulunca oldu. flor mar 319′la büyümüş bir neslin ferdi olarak bir ojede bu kadar binmilyon kırmızı ve hatta bebe tırnağı ve dahi yeşil tonu bulunabileceğini tahayyül edemezdim. O.P.I.’a tırnak giyiminin zara’sı desem küçümsemiş olurum. durmadan yeni koleksiyon çıkarıyorlar, genelde ülke ağırlıklı ve her bir koleksiyonda ayrı pırıltılı bir mor, bir gece mavisi, ten rengi, cart kırmızı, turuncu, pembe, oje meraklısı çarliler için çikolata fabrikasından bin beter. yüzlerce renk tonunu bulup üretmek bir yana, her birine ayrı bir fanki isim bulmak da ayrı bir zevkli uğraş olmalı.(russian collection’dan örnek veriyorum cosmo-not tonight honey! pffft) sırf O.P.I renkleri üzerine bir sürü web sitesi var, karılar tırnaklarının gün ışığında ve yapay ışık altında resimlerini çekip görüşlerini belirtmişler. benim gibi internetten seçim yapmak durumunda olanlar için büyük hizmet. velhasıl envai renkte ve pek tabii zehirsiz O.P.I.ları ben internetten amerika’ya göndertip kayınvalidenin bavulundan teslim aldım. O.P.I’ın bir başka özelliği de geniş fırçası, yarabbim biz yıllarca o kıytırık fırçalarla tırnak boyamaya çalışırken ne fuzuli bir gayret sarf etmişiz. geniş fırça süper buluş. yalnız O.P.I. ın bir kusuru var, çabuk bozuluyor. köşeler çabucak gidiyor. zehirsiz olduğu ve sürüş zevkimi maksimize ettiği için 2 günde bir oje yenilemenin o kadar da kötü olmadığı fikriyle avunmaya çalışıyorum. iyi haber O.P.I’ı Olay Kimya Türkiye’ye getiriyor, bütün kozmetik ürünlerinde olduğu gibi amerika’daki fiyatının iki katından fazlasını ödüyor olsanız ve Sephora’da sorduğunuzda bırakın tester’ı katalog bile vermeden “hangi rengi istiyorsunuz?” diye absürd bir soru sorsalar da Sephora, Tekin Acar ve başka yerlerde satılıyor. Olay Kimya’da da dağıtım ağı ile ilgili sorularıma çabucak ve detaylı cevap veren süper ürün müdürlerine de buradan ayrıca hörmetler.
bu o.p.i.’ın kendi sitesi, bu kurucusunun gelmiş geçmiş renklerini açıkladığı blog, bu da o.p.i. ve başka ojeleri kendi tırnaklarında bize gösterip değerlendiren bir hanımkızın blogu.
YSL Volume Effet Faux Cils Maskara
Aralık 26, 2008
Sonu gelmez maskara arayışlarıma bir son verdi mi? Hayır. Ama susuzluğumu giderdiği kesin. Kirpikleri gerçekten de herhangi bir maskaranın ötesinde uzatıyor. Üstelik mor ve lacivert renkli olanlarının siyah kirpiklerimin üzerindeki başarısı tam not alır. Tek problem sürdükten birkaç saat sonra topak topak dökülmesi. Bu maskara kirliliğinde 10 üzerinden 8 veriyorum.